Metehan DemirDiğer yazıları Metehan Demir (181 Posts)


Kuzey Irak’ta Haftanin bölgesinde başlatılan ‘Pençe Kaplan’ harekatı tüm hızı ile sürüyor.

Bu harekat 30’a yakın uçakla, binlerce komandoyla İHA ve SİHA’ların desteği ile istihbarat birimlerinin hedef koordinatlarıyla gerçekleştirilen bir kritik süreç.

Hedef ana bölge olarak Sinath-Haftanin yani Şırnak Uludere bölgesinin Kuzey Irak içinde kalan güney. alan. Bir diğer deyişle PKK terör örgütünün Kuzey Irak’taki önemli kamp ve geçiş noktalarından bir tanesi.

Bildiğiniz gibi; Türkiye 1984’ten bu yana Irak Hükümeti ile sıcak takip anlaşması gereği irili ufaklı olmak üzere çok sayıda sınır ötesi harekat gerçekleştirdi.

Kuzey Irak’taki bu operasyonların amacı Kandil’de kendine merkez karargahı kuran terör örgütünün uzantılarını, yerleşimlerini ve sızmalarını temizlemekti. Her emeği olan erinden askerine siviline dek bu ülke şükran borçlu.

Ancak, Türkiye son yıllarda terörle mücadele konseptini farklı bir noktaya taşıdı.

Geçen gece tv100 ekranlarında harekatı anlatmaya çalıştım.

Ancak; Daha da açmak gerekirse, terörü kaynağında kurutmak, önleyici darbelerle sınır ötesinde etkisiz hale getirmeyi amaçlayan bir yeni strateji.

O zaman bu ne anlama geliyor?

İşte önce Pençe 1-2-3-4 ve ardından da Pençe Kartal ve Pençe Kaplan ile genişletilen bu dev askeri operasyon yeni stratejinin uzantısı.

Peki bu harekat ile neler hedefleniyor ?

İŞTE O ŞİFRELER

İşte madde madde size hiçbir yerde bulamayacağınız detaylarıyla konunun şifrelerini açıklayalım.

Çünkü bu harekatı anlamak bu işin sadece Haftanin bölgesinde yapılan bir operasyon ile sınırlı olmadığını, çerçevenin çok geniş bir stratejik kadraja oturduğunu bize gösterecektir.

ilk olarak bu operasyonu sadece Haftanin veya bir terörle mücadele sınır ötesi harekatı olarak görmemeli.

Türkiye’nin İran sınırından başlayan Irak ve Suriye boyunca uzanan yüzlerce km’lik bir güvenlik koridorununun ara parçalarını tamamlanmasının bir uzantısı olarak değerlendirmeli.

Bu koridor İran sınırından Hatay sınırımıza kadar yani Doğu Akdeniz’e yakın bölgeye kadar uzanan bir alan.

Türkiye böylelikle güneyden gelen tehdidi Suriye Irak ekseninde bir kuşak olarak yaklaşık 30 km aşağıya iterek kendisine yönelik tehdidi minimize edecek.

Türkiye Irak’taki terör risk alanlarını ardarda yaptığı hava ve kara harekatları ile önemli ölçüde minimize ederek bu yaz çok sıcak geçmesi beklenen Suriye ve Libya’ya daha çok yoğunlaşacak.

Dün başlayan son operasyon safhasının, Zaho bölgesinden Çukurca‘ya doğru kuzeydeki dağlık sınır hattından güneye doğru bir süpürme harekatı olduğu da söylenebilir.

Son hareket konseptlerinde olduğu gibi burada terör örgütünü düzlükte karşılama stratejisi de kendini hissettirecek.

Cizre-Silopi kırsalından başlayan Andaç kırsalına kadar yataydaki bölgenin kuzeyden güneye temizlenmesi ve devamlı emniyete alınması da gerçekleşecek.

Bu girilen bölgede de tıpkı Kandil ağzında ve benzer bölgelerde olduğu gibi yeni askeri üs alanları inşa edilerek PKK’nın hareket etmesi çok zor hale getirilecek.

Türkiye zirvelerde olduğu gibi bundan böyle Irak’taki düzlükleri de tutacak.

Kuzey Irak’ta sivil halktan eleman devşirmeye çalışan PKK’nın önü kesilecek.
Bütün bunlar yapılırken iç ve dış güvenlik harekatlar arasındaki koordinasyon artırılacak.

Terör örgütünün sınırdan sızmaları neredeyse sıfıra indirilecek.

Bu harekatla ikinci Kandil olarak adlandırılan Suriye sınırındaki Sincar bölgesi de izole edilecek. Sincar bölgesine de daha önce olduğu gibi hava harekatları devam edecek. Böylece Suriye’de terör yapıları PYD-YPG ile bağı kesilecek.

Operasyonlar genelinde yerli ve milli savunma sanayi ile teknik ve insan bazlı istihbaratın da kurumlar arası koordine ile ne kadar etkin kullanıldığı bir kez daha görüldü.

Sivil kayıpların olmaması da imha edilen hedeflerin ne kadar titiz belirlendiğini ortaya koydu.

Sağlıklı günler dileklerimizle…

YAZININ ORİJİNAL METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ…