Metehan DemirDiğer yazıları Metehan Demir (180 Posts)


Ve dün de Libya Bakanlar Kurulu, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında imzalanan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nın aktifleşmesi onayını oy birliğiyle kabul etti.

Malum; ülkemiz bölgesindeki muhtemel riskleri minimize etmek için her geçen gün yeni hamleler yapıyor.

Ulusal güvenlik merkezli bu adımlar atılırken, hem düşmanları hem de dost görünen düşmanları da boş durmuyor.

BOŞ DURMUYORLAR

Böyle hamlelerle de, karşı aktörler, Ankara’nın Irak’tan Suriye’ye, Doğu Akdeniz’den Kıbrıs’a, Ege’ye Karadeniz’e hatta iç güvenlik harekatlarına dek her alandaki duruş ve harekat etkinliklerine sekte vurmayı en azından zayıflatmayı amaçlıyor.

Malum, Türkiye, Doğu Akdeniz’de Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail ve Mısır’ın denizaltı enerji kaynakları üzerinde oynadığı, oldu bitti oyununa ağır darbe vurdu.

Türkiye, Libya ile 27 Kasım’da “Deniz Yetki” ile “Askeri işbirliği” mutabakatı imzaladı. Bu sayede de çıkarılması ve Avrupa’ya da transferi düşünülen enerjinin geçeceği Doğu Akdeniz Ege geçiş eksenine kilit atıldı.

Mutabakat metninde işbirliği alanları ise özü itibarı ile şöyle sıralandı:

-Güvenlik ve askeri eğitim
Ortak tatbikatlara katılım
-Terörizm ve yasa dışı göç ile mücadele
-İstihbarat değişimi ve operasyonel işbirliği
-Lojistik iş birliği, hibe ve lojistik sistemler
-Askeri tıp hizmetleri
-Barışı koruma, insani yardım ve deniz haydutluğu ile mücadele operasyonları
-Haritacılık
-Talep halinde müşterek “Savunma ve Güvenlik İş Birliği Ofisi” kurulması
-Tarafın davetiyle tarafların sınırları içerisinde silahlı kuvvetler bünyesinde bulunan Kara-Deniz-Hava Kuvvetleri’nin faaliyet alanlarına yönelik müşterek olarak askeri planlama, tecrübe aktarımı, silah sistemi ve teçhizatının kullanımına yönelik eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmesi
-Askeri hukuk konusunda bilgi değişimi.

ASKER GİDEBİLİR

Bütün bunların üzerine geçenlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mutabakatla Libya’ya asker gönderilebileceği sinyalini vermiş ve şunları söylemişti;

 “Libya bizden böyle bir talepte bulunursa biz Libya’ya da aynı şekilde elemanlarımızı yeteri derecede neyse gönderebiliriz. Bunlar bizimle böyle bir güvenlik anlaşmasını imzaladıktan sonra bir engel söz konusu değildir”

2020 ÖNEMLİ

İşte bu noktada, daha gündeme gelmeyen ama sizin birçoklarından daha önce duyacağınız çok önemli bir noktayı hatırlatmak şart.

O’da 2020’de Türkiye’nin Libya’nın meşru hükümeti ile imzaladığı anlaşma uyarınca asker göndermek zorunda kalabileceği çok güçlü olasılıkların mevcudiyeti.

Neden mi? Çünkü Libya Hükümeti şu an başta Hafter ordusu ve diğer gruplarla ciddi çatışma halinde. Eğer bu durum tamamen iç savaşa dönerse Türkiye müttefikinin yardımına koşabilir. Hafter’e Mısır başta Arap ülkeleri ile batının da yardım ettiği, Hafter’in sürekli Türkiye’ye tehdit savurduğu ve bu meselenin Türkiye’nin gücünün buraya da yönelerek dikkatinin dağıtabileceği biliniyor. O açıdan burası her an kaşınabilir.

YENİ CEPHE

Kısacası Türkiye bir sıcak cephe de Libya’da açabilir. Her hamle çok dikkatli oynanmalı.

Ülkemiz gerçekten zor dönemden geçiyor. Bir yanda Amerika ile her tür kriz, Rusya ile satranç, öte yanda diğer devam eden süreçlerimiz düşünüldüğünde olaylara milli ortak payda yaklaşımı ile bakmak önemli.