Diğer yazıları Ceyhun Bozkurt (126 Posts)


FETÖ’nün 15 Temmuz hain işgal ve darbe girişimi sonrası yürütülen soruşturma kapsamında meslekten ihraç edilen ve tutuklu yargılandığı davada “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Balyoz kumpası savcılarından Hüseyin Kaplan hakkında yazılan gerekçeli kararda şu tespit yapılmıştı: “Kumpas davalarının ilk soruşturmaya başlama tarihi, 15 Temmuz darbe girişiminin de hazırlık hareketinin başlangıcıdır.”

Yargı, 15 Temmuz’un hazırlığının başlangıcı olarak çok net bir şekilde kumpasları göstermişti. Yani terör ve casusluk örgütü FETÖ, adım adım 15 Temmuz’da kendi halkına silah kullanan militanlarını TSK içinde bu kumpaslar sayesinde yükseltmişti. O kadar çok kumpas davası açıldı ki: Ergenekon, Balyoz, Odatv, Askeri Casusluk vs. Peki örgüt ilk barutunu ne zaman atmıştı? 

İlk kumpas Şemdinli’de tertiplendi. İki astsubay ve bir haber elemanının hedef alındığı Şemdinli kumpasında, dönemin üst düzey komutanlarını suçlayan meşhur iddianame hazırlandı. O iddianemeyi hazırlayan sözde “savcı” Ferhat Sarıkaya, FETÖ’yle mücadele başlayınca bütün suçlarını itiraf etmek zorunda kaldı. Olan, yıllarca cezaevinde kalan, çok sevdikleri üniformalarından uzaklaşmak zorunda kalan Astsubaylara oldu. 

Çok hatırlanmaz ama Şemdinli’den hemen sonra hazırlanan bir başka kumpasta da ilk kez muvazzaf subaylar hedef alınmıştı. Sözünü ettiğim kumpasın yürütücüsü, Kozmik Oda’ya giren FETÖ militanı sözde hakim Kadir Kayan ile Kozmik Oda’yı arama kararı çıkartan sözde Savcı Mustafa Bilgili’nin de dahli vardı. O kumpasın adı, Atabeyler’di. 

Atabeyler kumpası, daha sonraki birçok kumpas gibi isimsiz bir ihbar e-postasıyla başlamıştı. Hedef alınan askerler, Özel Kuvvetler’de görev yapıyordu. Suçlamalar, o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’a suikast planı hazırlamak, örgüt üyeliği, devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak, izinsiz patlayıcı madde bulundurmaktı. Hatta o dönem bir gazeteciye, Hava Kuvvetleri Komutanlığı önünde örgüt militanı olması muhtemel biri tarafından verilen “sarı zarf” günlerce konuşulmuştu. Sonuç olarak Balyoz kumpaslarından önce muvazzaf subayların hedef alındığı kumpasın adı Atabeyler kumpasıydı.

Hedef alınan muvazzaf subaylardan biri de Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren’di. Özel Kuvvetler’in gözbebeklerinden olan Eren, o süreçten itibaren büyük sıkıntılarla boğuştu. Özel hayatını bile olumsuz etkileyen kumpas sürecinde üç defa cezaevine girdi, sonuncusu 15 Temmuz’dan 1,5 ay sonra olmak üzere üç defa tahliye oldu. Eren, suikast ve örgüt suçlarından beraat ederken, diğer suçlamalardan dolayı halen hukuk mücadelesi veriyor. Yarın duruşması olan Eren, bir an önce aklanmak ve çok sevdiği görevine dönmek istiyor. Onunla yaptığım sohbette göreceğiniz üzere suçlamalar tipik FETÖ taktiğiyle hazırlanmış sahte dijital deliller üzerinden yapılıyor. FETÖ ile mücadelede kilometre taşlarından biri olması gereken davada, bir an önce Murat Eren’in mağduriyetinin giderilmesi, bu terör ve casusluk örgütüne karşı mücadeleye inancı perçinleyecektir.